İzmir’in başka şehirlerin milletvekilleri için kişisel gündem ve ikbal alanı olmadığını vurgulayan Kırkpınar, “İzmir, kimsenin algı sahnesi değildir. Bizler İzmir milletvekilleri olarak halkın içindeyiz, kentin her sokağındayız. Bu, bizim temel görevimiz ve sorumluluğumuzdur” dedi. Bu yaklaşımın bir çekişme ve yarış haline getirilmesinin halktan uzak bir siyaset anlayışının göstergesi olduğunu belirtti.

Kırkpınar, AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan’ın sözlerinin çarpıtıldığını savunarak, “İzmir’e vize mi koydunuz?” şeklindeki söylemin bilinçli bir algı operasyonu olduğunu dile getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Kırkpınar, “Hiçbir şehir kimsenin tapulu malı değildir. İzmir de kimsenin ideolojik kalesi değildir” ifadelerini kullandı.

“Sokağa çıkalım, yüreğin yetiyorsa gezelim” gibi söylemlerin siyaset dili olamayacağını kaydeden Kırkpınar, bu tür ifadelerin hizmet ve proje üretemeyenlerin başvurduğu bir gerilim siyaseti olduğunu söyledi. Milletin hamaset değil, icraat beklediğini vurguladı.

Şehit İbrahim Bolat'ın adı İzmir'de yaşatılacak
Şehit İbrahim Bolat'ın adı İzmir'de yaşatılacak
İçeriği Görüntüle

Açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adının siyasi polemiklere alet edilmesini de eleştiren Kırkpınar, “Atatürk bu milletin ortak değeridir; kimsenin siyasi kalkanı değildir” dedi.

İzmir’e sahip çıkmanın bağırmakla değil, kentin kronik sorunlarına çözüm üretmekle mümkün olacağını belirten Kırkpınar, “Laf üretmek kolaydır; eser üretmek emek, vizyon ve sorumluluk ister” ifadelerini kullandı.

Kırkpınar açıklamasını, “Bizim siyaset anlayışımız nettir: Tehdit dili değil millet iradesi, polemik değil proje, sokak çağrısı değil sandıkta milletin kararı” sözleriyle tamamladı.