AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları İsmail Çiftçioğlu,  Dilaver Kişili,  Sefa Şahin  ve AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Didem Dereboylu Keseli, Karşıyaka Mavişehir'de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı devam eden opera binasının şantiyesi önünde basın açıklaması yaptı. Projenin sonunun hüsran olacağını öne süren Sürekli, “Bugün Büyükşehir’in mutlu sonla bitirilemeyen yarım kalan icraatlarıyla ilgili beraberiz. Anlaşılan biz, İzmirliler mutlu sonu göremeyeceğiz. Büyükşehir tarafından başlanacağı duyurulan, başlanılan projeler salyangoz hızıyla dahi yol alamıyor. Aksine geriye gidiş, maddi kayıpla sonuçlanıyor. Bunun sebebi Büyükşehir Belediyesi’nin plansızlığı, üretme konusundaki yetersizliği, iş bilmezliği. Sonuçta büyük maddi kayıplar, İzmirliler projelerine kavuşamıyor ve yine hüsran. İşte o hüsranlardan birisindeyiz. Mavişehir’deki opera binasının yapım inşaatındayız. Bu da salyangoz hızıyla dahi yol almıyor. Bize göre sonu hüsranla bitecek gibi gözüküyor, inşallah öyle olmaz. Geçenlerde hep beraber Buca Otogar yolu, viyadüklerindeydik, bugün buradayız yarın yine yarım kalan başka bir işte olacağız. Biz söylemeye devam edeceğiz” dedi.  

Bu da yarım kalan projelerden biri olacak gibi gözüküyor

AK Partili Sürekli açıklamasını şöyle sürdürdü: İlk defa gündeme geldiği tarihler 2005 -2006 yılları, bir türlü proje aşamasına geçemedi. İhaleye çıkamadı. Projesi yapıldı, ihaleye çıktı 2016 yılında. Beceriksiz bir planlama ve yönetimle yapıldı ve ihaleye kimse girmedi. 2017’de ikinci ihale yapıldı, yanımda şu anda yerel yönetimler başkanımız var, o dönemin Karşıyaka İlçe Başkanıydı İsmail Bey var. Onlar burada basın açıklaması da yapmışlardı bu ihaledeki usulsüzlükler, şaibelerle ilgili. O süreçte bunlar dile getirildi. Bu süreçte yapılan ihalede buranın bin 350 günde bitirileceği söylendi. Geldiğimiz nokta Sayın Aziz Kocaoğlu görevi devrettiğinde buranın yüzde 10’u bitmişti, Sayın Başkan görevi devraldıktan sonra 3 yılda yüzde 30’unu tamamladı. Şu anda yüzde 40’ı tamamlanmış durumda. Diyorlar ki; biz bunu 2023’te bitireceğiz, inşallah ama hiç umudumuz yok. Bu da yarım kalan projelerden biri olacak gibi gözüküyor, maddi kayıp 500 milyon lira.  

Şehir tiyatroları tam bir kabusa dönüştü

Bu aşamadan sonra ihaledeki yanlışlardan dolayı sahneyi kim yapacak, nasıl yapacak o bile belli değil. Tabi biz İstanbul’da büyük spekülasyonlara sebep olan Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılması sürecinde hükümet olarak hızla yaptık, geçtik. Muhteşem bir eser, Cumhuriyetin 98’inci yılında hizmete açıldı. Bu CHP’li yerel idarenin en çok övündüğü nokta kültür ve sanat faaliyetleri, burada çok iddialılar. Kendi tekelleri olduğunu iddia ediyorlar. Tunç Soyer’in hayali olan şehir tiyatroları vardı. Şehir tiyatroları tam bir kabusa dönüştü. Ortada hiçbir şey yok. Aklımızda usulsüz, ciddiyetsiz, 1 dakikalık uygulama sınavları var, isyanlar, sıkıntılar, sınavlardaki kayırmacılık, torpil söylemleri var. Genel Müdürünü önce İZBETON’a getirip inşaatçı yaptılar, sonra İZELMAN’a getirip otoparkçı yaptılar. Şehir tiyatrolarından akılda kalanlar bunlar.  

Kültür ve sanat alanında çok iddialı odlukları alanda da hiçbir şey yok

İsmet İnönü Sanat Kültür Merkezi’nden bahsedildi. Buraya çivi dahi çakılmadı. Nedir bunların kültür sanat faaliyetleri? Özel günlerdeki konserler ve buralarda harcanan büyük meblağlar. Hesapsız, hadsiz ve şaibeli harcamalar. Kültür alanında da festivalleri görüyoruz, mizah festivalleri. Devletimize, dinimize hakaret eden kim varsa onları getirdiler, kültür adı altında böyle festivaller yaptılar. Sonuç; kültür ve sanat alanında çok iddialı odlukları alanda da hiçbir şey yok.  

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi açıdan gidişatı çok tehlikeli

Çayır,  ‘’Kadınların fikirleri, bakış açıları ve deneyimleri, Bornova'yı yaşanabilir bir kent yapacak’’ Çayır, ‘’Kadınların fikirleri, bakış açıları ve deneyimleri, Bornova'yı yaşanabilir bir kent yapacak’’

Sadece kültür sanat alanında değil, hiçbir alanda somut bir proje yok. Geçenlerde Buca’da konuştuk. Buca metrosunun açılışı ile ilgili, 529 milyon fazla veren firmaya ihalenin verilmesiyle ilgili cevap yok. Şaibeler devam ediyor. Buca metrosunda akıllarda kalan açılıştaki hesapsız, büyük harcamalar. Oradaki büyük harcamaları yapacaksınız, ardından tasarruf genelgesi yayınlayarak fazla mesaileri keseceksiniz. Bu ne tezattır. İzmirlilerin huzurunda soruyorum. Bu ne yaman çelişkidir! Daha Buca Metrosunun temeli yeni atıldı, açılış gibi temel attınız, dünyanın parasını harcadınız, paraları bitirdiniz. Şimdi işçinin fazla mesaisinden kesiyorsunuz. Geçenlerde biliyorsunuz işçinin ücretleri ödenmedi, fazla mesaileri ödenmedi. Grup Başkanvekilimizin açıklamalarından sonra onlar ödenmişti. Zaten fazla mesaiyi de kaldırdılar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gidişatı vahim. Bunun sinyallerini de ufak ufak kendi konuşmalarında da veriyorlar. Yerel ekonomik konjonktüre bağlamak istiyorlar. Bırakın bunu, bu doğru değil. Siz küçük uygulamasını Seferihisar’da yaptınız, burada da aynı sahneleri yaşıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi açıdan gidişatı çok tehlikeli. Bine yakın gayrimenkulü sattınız, 500 milyon gelir elde ettiniz ve bunu orada burada boş konularda harcadınız. Toplumun hizmetine sunulacak bir proje geliştirmediniz.  

Harmandalı vahim, her an facia yaşanabilir, pimi çekilmiş bomba gibi

90 dakika uygulaması gitti, İzmirliler zarar etti. Körfezde ne yüzmesi resim verdiler, yıllar sonra arıtmanın 4’üncü fazıyla ilgili yeni ihaleye çıkıyorlar. Onun için de kredi kullanıyorlar. Daha yağmur suyu kanalizasyon ayrıştırması ile ilgili, derelerle ilgili bir gelişme yok. Körfezde yüzülmesiyle ilgili emare yok. Harmandalı vahim, her an facia yaşanabilir, pimi çekilmiş bomba gibi. Harmandalı ilgili bir gelişme yok, mecliste yine oyaladılar. Opera binasına geçenlerde geldiler, sosyal medyadan açıklama yaptılar, yüzde 50’si bitti, 2023’te bitireceğiz dediler. Hep oyalama taktiği, hep İzmirlileri yanıltma. Harmandalı raporu ne oldu, orada bir facia olursa sorumlusu kim olacak?  

Editör: Atakan Şen