.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendileri için yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda seçmenin kendilerine duyduğu güvenin ve siyasi kimliğin temel unsuru olduğunu söyledi.
Tugay açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Benim kendi açımdan istifa etme gibi bir düşüncem şu anda yok. İstifa etmemiz demek Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmamız demek. Cumhuriyet Halk Partisi bizim çatımız. İnsanlar bizi seçerken siyasi olarak tercih ettikleri partidir. Bu, kendi başına karar verilecek bir şey değil. Onun için son noktaya ulaşmış bir süreç gerekir.
Ben her şeyden önce Genel Başkanımız Özgür Özel’in ve onunla beraber hareket eden insanların bu konudaki tavrının çok önemli olduğunu düşünüyorum. O da şu an için partiden ayrılmıyor, biliyorsunuz. Böyle bir düşüncesi yok.
Siyasi süreçte aslında herkes şunu istiyor, parti içerisinde bu konu çözülsün, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir kurultay süreci olsun. O kurultay süreci sonunda delegelerin ya da Özgür Özel, 'üyelerle de yapılabilir' dedi. Belki böyle bir sürecin sonunda parti tabanının belirlediği kimse, onun liderliğinde ve o yönetimle Cumhuriyet Halk Partisi birliğini ve bütünlüğünü bozmadan devam etsin.
Bu değerli bir görüştür. Böyle bir süreç devam ederken, bu konuda sonuç oluşmamışken partiden istifa etmenin bir anlamı yok. Hepimiz için en önemli olan şey, partimizin örgüt yapısı, üyeleri ve en önemlisi bizi destekleyen, bize inanmış olan seçmenin birliğini ve bütünlüğünü kaybettirmediğimiz bir süreci yürütmek.
Aksi takdirde bireyselleşir. Biz siyaseti bireysel olarak yapan insanlar değiliz. Her zaman bir dünya görüşünün etrafında, Atatürk’ümüzün kurduğu bir dünya görüşünün etrafında kümelenmiş ve o yönde çalışmalar yapan insanlar olarak biz bir bütünüz. Siyasi ideoloji etrafında oluşmuş bir örgütüz. Burada herhangi birimizin bireysel olarak bir karar verme şeyi yok."
Tugay'ın açıklamaları, CHP'de son dönemde yaşanan tartışmalar ve parti içi sürece ilişkin değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde dikkat çekti.





