Güncel

Engelli Buse’ye belediyeden sözlü ve psikolojik şiddet iddiası

İzmir’de, Narlıdere Belediyesi’nin açtığı engelli personel sınavına giden Yaşar Üniversitesi öğrencisi Buse Seller, mülakat sırasında gördüğü sözlü ve psikolojik şiddete isyan edip, ‘’İşe başlayan engelli adayların bazılarının orada çalışan amir ve müdürlerin akrabası olması da bu alımda yapılan yolsuzluğu ve torpili gözler önüne seriyor.’’ dedi.

Abone Ol

Yaşar Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü son sınıf öğrencisi 23 yaşındaki engelli Buse Seller, İŞKUR ilanında, Narlıdere Belediyesi’nin engelli personel alacağını gördü. Aynı zamanda Narlıdere’de ikamet eden Seller, hayata atılmak için iş başvurusu için görüşmeye gitti ve görüşmede yaşadıkları kendisini şoke etti.

Hem engeli aşağılandı hem de işe alımda torpil ve yolsuzluk iddiası

Narlıdere Belediyesi’nde yaşadıklarını sosyal medya hesabında paylaşan engelli Buse Seller şunları söyledi, ‘’Sayın İlgililer; İsmim Buse Seller, 23 yaşındayım. İzmir Narlıdere’de ikamet etmekteyim. Yaşar Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü son sınıf öğrencisiyim. İŞKUR ilanında Narlıdere Belediyesi ‘Engelli işçi alacaktır’ ilanına ithafen Narlıdere Belediyesi’ne gittim. Engelli personel alımı yapılırken; olması gereken belediye doktoru, İş Salığı ve Güvenliği Uzmanın da içinde bulunduğu bir komite eşliğinde görüşme yapılması gerekirken, görüşmelerde sadece Narlıdere Belediyesi NARBEL Şirketinin Müdürü Nurettin Cem Yüceışık isimli kişi vardı. 2 hafta öncesinden iş müracaat formu engelimi belirten heyet raporu ve CV’mi ilgililere söyledikten sonra ise ‘Ooooo senin engelin çokmuş’ diyerek kaba bir üslupla bana cevap verdi. Oysa ki İŞKUR ilanında spesifik bir oran veya engel grubu belirtilmemiştir. Basın bölümünde çalışacabileceğimi söylediğimde ise, ‘’Nasıl yapacaksın? Sen ne kamera ne de diğer ekipmanları taşıyamazsın, haber olduğunda oraya da gidemezsin’ diyerek beni engelim üzerimden aşağılamıştır. (Halbuki eğitim aldığım üniversite bana bu konularda yeterliliğim olduğunu kısa bir süre içerisinde diploma vererek onaylayacaktır.) Son olarak ise sadece evime yakın olduğu için ‘Bizim belediyenin anaokulu var. Seni oraya gönderelim’ diyerek, ‘Kendimi yetersiz hissetmeme sebep olmuştur. 2 yabancı dil bilmeme ve mesleğimle ilgili tüm yetkinliklere sahip olmama rağmen, bana bir beden işçisi olarak görmesini ve buna istinaden bana söylediği cümleleri kişilik haklarıma ve bedensel farklılığıma yapılmış bir saldırı olarak görüyorum. Tüm dünyadan engelleri ortadan kaldıralım ve bedensel engellileri topluma kazandıralım diye mücadeleler verilirken, tarafıma yapılmış bu saldırıyı kınıyorum. Benden sonra girmiş hiçbir adaya bu tarz sorular sorulmamış ve 2-3 gün içerisinde işe başlamışlardır. İşe başlayan engelli adayların bazılarının orada çalışan amir ve müdürlerin akrabası olması da bu alımda yapılan yolsuzluğu ve torpili gözler önüne seriyor. Şunu söylemeliyim ki, bana ve kişilik haklarıma saygısızlık yapan, ‘Sosyal belediyecilik’ anlayışını benimsemiş bu kurumda, yerini hak etmemiş bu tür insanlar yüzünden çalışmak istemiyorum. Ancak bana uygulanan bu sözlü ve psikolojik şiddete eğer sessiz kalırsam, kendini geliştirmek için gece gündüz okul okuyan engelli öğrenci arkadaşlarım, iş hayatına atılmaya karar verdiğinde, bu tarz muameleye maruz kaldığınızda hayata atılmakta zorluk yaşayacaksınız. Yılmadan bu tür insanlar ile olan mücadelemiz devem edecektir.’’ dedi.