Siyaset

Nalbantoğlu’ndan 11. Yargı Paketine İnsan Hakları Eleştirisi

CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, 11. Yargı Paketi’ne yönelik eleştirilerini bir açıklamayla kamuoyuyla paylaştı.

Abone Ol

Nalbantoğlu, düzenlemenin yargının yapısal sorunlarına çözüm üretmediğini, insan hakları açısından herhangi bir kazanım sağlamadığını ve “günü kurtarmaya” yönelik hazırlandığını savundu.

Cezaevlerinde Kapasite Aşıldı, Yeni Cezaevleri Açılıyor

Nalbantoğlu, açıklamasında cezaevlerindeki mevcut tabloya dikkat çekerek, Türkiye’nin Avrupa Konseyi Cezaevi Raporu’na göre nüfusa oranla en fazla tutuklu ve hükümlü bulunan ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığını hatırlattı. Bu durumun Adalet Bakanlığı’nın en büyük yatırım kaleminin cezaevleri olmasına yol açtığını ifade eden Nalbantoğlu, halen 402 cezaevinde toplam 304 bin 886 kişilik kapasiteye karşılık 428 bin 267 tutuklu ve hükümlünün bulunduğunu belirtti.

Mevcut tabloya göre cezaevlerinde yaklaşık yüzde 40 oranında kapasite aşımı yaşandığını vurgulayan Nalbantoğlu, bu durumun yaşam koşullarını temel asgari standartların altına düşürdüğünü, hastalıklar ve ölümler için zemin oluşturduğunu kaydetti. Yeni düzenlemenin, Covid-19 sürecinde yaşanan mağduriyetleri gidermekten ziyade cezaevlerindeki yığılmayı geçici olarak azaltmayı hedeflediğini savundu.

Amaç Yargının Sorunlarını Çözmek Değil, Günü Kurtarmak

Yargı Reformu Stratejisi Uygulama raporlarının yıllardır kâğıt üzerinde kaldığını dile getiren Nalbantoğlu, 2009’dan bu yana açıklanan reform hedeflerinin hayata geçirilmediğini söyledi. Hak ve özgürlüklerin korunması, yargı bağımsızlığı, adalete erişim ve savunma hakkı gibi alanlarda ilerleme sağlanamadığını belirten Nalbantoğlu, aksine hak ihlallerinin arttığını ifade etti.

11. Yargı Paketi’nin de önceki düzenlemeler gibi insan hakları temelli bir yaklaşımdan uzak olduğunu savunan Nalbantoğlu, tutuklu ve hükümlüler arasında ayrım yapıldığını, özellikle siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışında bırakıldığını öne sürdü.

Yeni Düzenleme İnsan Hakları Açısından Kazanım Sunmuyor

Cezaevlerinde kötü muamele ve hak ihlallerinin artarak devam ettiğini, buna rağmen yasal düzenlemelerde bu sorunlara yönelik somut adımlar atılmadığını ifade eden Nalbantoğlu, yeni yargı paketinin de insan hakları açısından bir iyileşme sağlamadığını dile getirdi.

Aşırı doluluk nedeniyle cezaevlerindeki koşulların insan onuruna aykırı bir noktaya geldiğini belirten Nalbantoğlu, özellikle yüksek güvenlikli ve “kuyu tipi” olarak adlandırılan cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerin ciddi fiziksel ve ruhsal risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Uzun tutukluluk süreleri ile birlikte sayısı 1400’ü aşan hasta tutuklu ve hükümlünün tedaviye erişimde sorun yaşadığını da vurguladı.

Nalbantoğlu, açıklamasını yargı ve infaz düzenlemelerinde önceliğin insan olması gerektiğini belirterek, hukuka, adalete, vicdana ve insan onuruna uygun düzenlemeler yapılması çağrısıyla tamamladı.