Daha önce yürürlükte olan düzenlemelerde, internetten satın alınan ürünün ayıplı çıkması veya tüketicinin mağduriyet yaşaması durumunda platformlar kendilerini “sadece aracı” olarak göstererek doğrudan sorumluluk kabul etmiyordu. Tüketiciler çoğu zaman yalnızca satıcı firmayla muhatap olmak zorunda kalıyordu.
Anayasa Mahkemesi ise bu yaklaşımın tüketicinin hak arama özgürlüğünü sınırlandırdığına hükmetti.
“Sadece Aracıyız” Savunması Zayıflayacak
Mahkeme, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluğunu daraltan istisna hükmünü iptal etti. Aynı şekilde Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’daki bazı maddeler de tüketici sözleşmeleri yönünden Anayasa’ya aykırı bulundu.
Kararla birlikte e-ticaret platformlarının, satışa sunulan ürünler ve hizmetler konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi bekleniyor. Özellikle ayıplı ürün, sahte ilan, teslim edilmeyen sipariş ve dolandırıcılık gibi durumlarda vatandaşlar artık yalnızca satıcıyla değil, platformlarla da hukuki süreç yürütebilecek.
Uzmanlara göre bu karar, e-ticaret sektöründe denetim mekanizmalarının daha sıkı işlemesine neden olacak. Platformların satıcı doğrulama süreçlerini artırması ve tüketici şikâyetlerine daha hızlı müdahale etmesi bekleniyor.
Tüketici Haklarında Yeni Dönem
Kararın ardından tüketicilerin internet alışverişlerinde daha güçlü bir hukuki zemine sahip olacağı değerlendiriliyor. Özellikle son yıllarda artan sahte ürün, yanıltıcı ilan ve iade sorunları nedeniyle platformların sorumluluğu uzun süredir tartışma konusu oluyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte vatandaşların mağduriyet yaşaması halinde platformlara karşı da hak arama süreci başlatabilmesinin önü açılmış oldu.
Karar 9 Ay Sonra Yürürlüğe Girecek
Anayasa Mahkemesi, iptal edilen hükümlerin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu süreçte e-ticaret şirketlerinin yeni döneme uyum sağlaması ve gerekli düzenlemeleri hayata geçirmesi bekleniyor.