Şov Siyasetinin Son Perdesi: Mahmut Tanal’ın Gözyaşları

Yaklaşık yirmi yıldır siyasetin içindeyim. Son beş yıldır da yerel basın olarak siyasetçileri yakından takip ediyorum. Bu süreçte birçok siyasetçinin yükselişine, düşüşüne, samimi mücadelesine ve kamuoyuna dönük gösterişli çıkışlarına tanıklık ettim.

Abone Ol

Son dönemde dikkatimi en çok çeken isimlerden biri CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal oldu. Çünkü Tanal’ın siyasi pratiğine baktığımda karşıma sık sık benzer bir tablo çıkıyor: Kameraların olduğu yerde mutlaka Mahmut Tanal var, mikrofonların uzatıldığı yerde Mahmut Tanal var, sosyal medyada gündem olan görüntülerin içinde yine Mahmut Tanal var.

Ama medyanın ilgisinin sınırlı kaldığı, uzun soluklu emek mücadelelerinde ya da kamuoyunun dikkatinden uzak toplumsal meselelerde Mahmut Tanal’ın aynı görünürlüğünün ne ölçüde bulunduğu tartışmaya açıktır.

Bu nedenle akıllara şu soru geliyor: Mahmut Tanal’ın siyaseti gerçekten bir mücadele siyaseti mi, yoksa görünür olma siyaseti mi?

İzmir’de ve Ankara’da yaşanan son gelişmeler bu soruyu yeniden düşünmeme neden oldu. İzmir’de meslek fabrikası için gerçekleştirilen eylemlerde polis barikatı önünde penseyle verdiği görüntüler, CHP Genel Merkezi önünde otobüs üzerinden elinde hortumla verdiği görüntüler ve sonrasında yaşananlar bana göre siyasi mücadelenin değil, kişisel görünürlüğün öne çıktığı bir şov tablosu ortaya koydu.

İzmir’de bulunduğu süre içerisinde Mahmut Tanal’ın katıldığı programlardan biri de CHP Çiğli İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği yemekti. Burada dikkatimi çeken ayrıntı ise İlçe Başkanı Erkan Akar’ın Tanal’ı kürsüye davet ederken birkaç kez, “Mahmut Tanal’ın Çiğli’de ne işi var?” şeklindeki ifadeleri kullanmasıydı. Bu sözleri Akar espri amacıyla söylemiş olabilir. Ancak bende ve birçok kişide, Tanal’ın yerel gündemlerden çok görünürlük arayışında olduğu yönündeki kanaati güçlendirdi.

İstanbul’dan sonra Şanlıurfa Milletvekili olan Tanal, gözünü bu sefer İzmir’e dikmişti. Erkan Akar da Tanal’ı örnek almış olacak ki bu ara kameraların ve sosyal medyanın önünde sık sık şov yapıyor.

25 Mayıs’ta CHP Genel Merkezi önünde yaşanan gerginlikte de benzer bir tablo ortaya çıktı. Gerçekten CHP’ye gönül vermiş birçok kişinin içini sızlatan bu olayda, eğer amaç partiye zarar gelmesini önlemek olsaydı, gerilimi artıran değil düşüren bir dil tercih edilmesi beklenirdi. Birlik ve kardeşlik çağrıları yapılır, kalabalıkların yatıştırılmasına öncelik verilirdi.

Ancak yaşananlara baktığımda, uzlaşma ve sükûnet çağrılarından çok Mahmut Tanal şovunun ön planda olduğunu gördüm. Otobüsün üzerine iki kez çıktı. Birincisinde fitil ateşlendi, içeriden pet su şişeleri ve çeşitli cisimler dışarıdaki partililerin ve polislerin üzerine atıldı. İkincisinde ise elinde hortumla çıktı. Kamuoyunda ses getirecek görüntülerin öne çıkarıldığını gördüm. Bu nedenle Mahmut Tanal’ın son dönemde yürüttüğü siyasetin, çözüm üretmekten çok görünür olmaya ve şova odaklandığı yönünde bir izlenim edindim.

Elbette bu benim kişisel değerlendirmemdir. Ancak yıllardır siyaseti izleyen biri olarak gördüğüm tablo şudur: Türkiye’de bazı siyasetçiler sorunları çözmek için değil, sorunların merkezinde şovlarla görünmek için hareket ediyor. Mesela lüks bir makam aracında devrim türküleri söyleyip kendi cumhurbaşkanı adayına oy vermediğini söyleyen sağcı bir vekilin otobüsü üstünde başka bir şov yapabilir. Mahmut Tanal da son dönemde bu anlayışın en dikkat çekici örneklerinden biri hâline gelmiş durumda.

Sonuçta geriye ne kaldı?

Yıpranan bir siyasi parti, tartışmaların gölgesinde kalan bir siyasi gelenek, karşı karşıya gelen partililer ve sosyal medyada dolaşan bu görüntüler…

Siyaset kalıcı eserlerle mi hatırlanır, yoksa kameralar önünde verilen şov pozlarıyla mı?

Bu sorunun cevabını da zamanı geldiğinde seçmen verecektir.

Bir sonraki köşe yazımda Çiğli siyasetindeki son gelişmeleri, öne çıkan isimleri ve yapay zekâ ile TOMA’nın üstüne çıkan Çiğli’nin Mahmut Tanalı’nı yazacağım.

Dostça kalın