Açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda yoğun katılımla yapılırken, etkinlikte tarım, gastronomi ve turizmin bir arada ele alındığı güçlü mesajlar verildi.
Başkan Balkan: "Urla’da Hayat Toprakla Başlar"
Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Bazı şehirler kalabalığıyla adlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla, üreten bir şehir olmayı seçenlerden. Sabahın ilk ışığıyla tarlaya giren bir çiftçiyi düşünün. Hava hala serinken, toprak nemini korurken gün başlar. Hayat, eller toprağa değdiğinde anlam kazanır. O anda ne kalabalık vardır ne de bir telaş. Ama o sessiz an, hepimizin hayatına dokunan büyük bir emeğin başlangıcıdır. Biz bugün o emeği görünür kılmak için buradayız. Tarım sadece üretim değil; bilgiyle, sabırla ve doğayla kurulan bir dengedir. Bu dengeyi koruyabilen kentler gelecekte var olacaktır. Urla tam da bu yüzden farklı bir yerde duruyor. Biz bu toprağı ekip biçiyor, onu anlıyor, dinliyor ve korumaya devam ediyoruz. Atalarımızdan devraldığımız bu mirası çocuklarımıza daha güçlü bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz” dedi.
Urla’da toprakla kurdukları bağı hayatın her alanına taşıdıklarını söyleyen Balkan, “Bu yüzden Urla’ya gelen herkes sadece bir yere gelmiş olmuyor, bir ritmin içine giriyor.
Gastronomimiz de buradan doğmuştur; aynı sofrada farklı hikayelerin buluşmasından, farklı kültürlerin yan yana durabilmesinden. Çünkü bu topraklar yüzyıllardır bir arada yaşamanın birikimini taşıyor” şeklinde konuştu.
“Nasıl sürdürülebilir bir gelecek kuracağız?” sorusunu soran Balkan, şöyle konuştu:
“Bizim cevabımız net: Topraktan kopmadan, onu koruyarak. Bugün Urla’da 102 üreticimizin emeğiyle, bin 268 dönümü aşan üretim alanında yaklaşık 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaşıyoruz. Bu yıl yaşanan yoğun yağışlar ve sel, üretimde ciddi kayıplara neden oldu ama bu tablo bize şunu gösterdi: Bu topraklarda üretim her şeye rağmen devam ediyor. Ve biz çok iyi biliyoruz ki bu hikayenin gerçek kahramanları bugün buradalar; üreten, sabreden, vazgeçmeyen çiftçilerimiz. GastroFarm Urla, toprağın hafızasını sofrayla buluşturan bir yolculuktur. Sürdürülebilir tarımsal üretim ile gastronomi turizmini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşıma dayanır. Bu vizyon; Ot Bayramı'mız, Bağ Bozumu Şenliği'miz, Enginar Festivali'miz, Zeytin ve Sanat Festivali'miz ile Hasat Şenliği olmak üzere beş ayrı etkinlikle hayat buluyor. Her biri toprağın emeğini görünür kılmak için. Üretim ile gastronomisinin aslında birbirinden kopmaz bir bütün olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Urla’nın bereketi sofralarınıza, Urla’nın huzuru hayatınıza yansısın. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor; üreticilerimiz için bereketli, konuklarımız için lezzetli, Urla’mız için ilham veren bir festival olmasını diliyorum.”
“İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir”
Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu.
“Urla’nın önce kökenini bilmek lazım”
Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi.
Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu.
Urla’da toprak konuşur, emek büyür”
Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi.
Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu.
Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak
- Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak..