CHP İzmir Milletvekili Adayı Deniz Yücel, seçim çalışmalarına Kınık, Menemen ve Çiğli’de devam etti. Mahallelere, dükkanlara, evlere konuk olan Yücel, seçim yaklaştıkça değişim isteyenlerin yarattığı rüzgarın ve sinerjinin daha net hissedildiğini söyledi.

İzmir merkezinden uzak olan vatandaşın daha ileri sağlık hizmeti konusunda merkeze geldiğini ve efsaneye dönüşen şehir hastanesinin açık olup olmadığını sorduğunu ifade eden CHP Adayı Deniz Yücel, “10 yıldır açamadıkları, meydanlara çıkıp ‘açtık’ dedikleri ama bugün bile inşaatında yüzlerce işçinin yemek kuyruğunda ‘açız’ diyerek isyan ettiği haberlerle gündeme gelen şehir hastanesi İzmir için bir şehir efsanesine dönmüş durumda. Vatandaşımıza ‘devletin’ hizmetini elbette anlatacağız ancak AKP’nin yalanını nasıl açıklayalım, şaşırdık. Her fırsatta İzmir ile ilgili yatırım sözü verenler, İzmir’e üvey evlat muamelesi yaptıkları için başladıkları işleri bile bitiremiyor. İzmir’in belediyelerinden özellikle de Büyükşehir Belediyesi’nden ‘iş nasıl bitirilir’ dersi almaları gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi her yıl 3 bin liralık oyuncak tren alacak bütçeler ayırmanıza rağmen, kendi öz kaynaklarıyla bir metro hattını daha bitirdi, Narlıdere Metrosu da açılıyor. Bu talancıları, rantçıları, yalancıları, beceriksizleri tarihe gömmeye günler kaldı! Millet İttifakı iktidarında devletin devlet gibi işleyeceği düzeni kuracağız!” dedi.

10 YILDA 7 KEZ AÇILIŞ TARİHİ VERİP AÇAMADILAR!

İzmir’e yıllardır hizmet eden devlet hastanelerini tasviye ederek yandaş rantı için kurmaya çalıştıkları şehir hastanelerini ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını belirten CHP İzmir 2. Bölge Adayı Deniz Yücel, “2013’te temeli atılan ‘yap-işlet-devret’ modeliyle başlatılan 2 bin 60 yataklı Bayraklı Şehir Hastanesi’nin açılışı için 10 yılda tam 7 kez tarih verildi ancak hala açılmadı. 30 ayda inşaat bitecekti 10 yılda bitmedi. 14 Mayıs’taki seçime bile yetişemediği gibi inşaat mühendislerinin uyarılarına rağmen göz göre göre heyelan bölgesine dikilen büyük yapının arka kısmının sular içinde olduğu belirtiliyor. Seçim paniğiyle Fizik Tedavi Bölümü’nü açtık; bitti bitecek denilen hastanede işçiler ise aç! Bugün çıkan haberlerde 4 saatte yemek sırasının anca sıra geldiğini, aç kaldıklarını söyleyerek isyan ediyorlar. İnşaatı tamamlanmayan, ruhsatı alınmayan, gerekli cihazları olmayan hastanenin açılışı Erdoğan’ın son İzmir mitinginin ardından 1 ay daha ertelendi. Bu kadar eksik tabi ki 1 ayda tamamlanamayacak. Zaten öyle bir süreleri de kalmadı” ifadelerini kullandı.

Başkan Mustafa Turan’dan ilk ziyaret Kaymakam Fatih Aksoy’a oldu Başkan Mustafa Turan’dan ilk ziyaret Kaymakam Fatih Aksoy’a oldu

DEVLET GÖZ GÖRE GÖRE SOYULUYOR!

Açıklamasının devamında “Şehir hastanelerine değil bizim yeni bir sağlık sistemine ihtiyacımız var!” vurgusu yapan Yücel şu önemli bilgileri paylaştı: “Ülkenin her yerine sorunlu bir şekilde sırf göz boyamak için diktikleri şehir hastaneleri bu ülke için koca birer yük zaten. Bu hastanelere yapılan hasta, ameliyat, laboratuvar, görüntüleme taahhütleriyle devlet zarar ediyor, devlet göz göre göre soyuluyor! Kamu zararı arşa çıkmış durumda. Devlet hastanesine giden bir hastanın devlete maliyeti 3 lirayken, şehir hastanesine gittiğinde 5 liraya çıkıyor maliyet. 20-25 yıllık taahhütlerle yapılıyor. Sadece ödenecek kiralarla bu ülkeye yüzlerce devlet hastanesi yapılabilir. Kamu da, Meclis de AKP iktidarı tarafından ‘ticari sır’ denilerek maliyet konusunda bilgilendirilmiyor. Bu düpedüz soygundur! Vatandaşın ödediği verginin hesabını vermek zorundasınız! Bu rant hastaneleri neresini tutsak elimizde kalıyor. Sözleşmesindeki özel maddelerden biri anlaşmazlık halinde tahkim yani değerlendirmede hukuki kurul olarak Londra mahkemelerini tayin ediyor. Bunun anlamı özetle şu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti şehir hastaneleri sözleşmeleri bünyesinde yargı egemenliğini yabancı bir ülkenin yargısına devretmiştir! Sana Söz, devleti itibarsızlaştıran bu rant sözleşmeleri de bitecek” dedi.

BU ŞİDDET ÇIĞIRTKANLIĞININ SEBEBİ SENSİN!

“Giderlerse gitsinler” dediği doktorları geri çağıran Erdoğan’ı hedef alan ve ‘hastanede doktorları döver hale geldik’ diyen AKP seçmenine değinen CHP İzmir Milletvekili Adayı Deniz Yücel, “Sağlık hizmetini sektör haline getirip parası olan yaşasın olmayan ne olursa olsun, doktorlar günde 100 hasta muayene etsin, 36 saat nöbet tutsun üstüne bir de katledilsin, sağlık çalışanlarının hayat güvencesi olmasın şartlarıyla kimseyi geri getiremezsin! Gelişmişliği ‘doktor bulamazken artık doktor döver hale geldik’ diyerek açıklayan bir seçmen kitlesiyle sağlıkçıları geri kazanamazsın! Bu şiddet çığırtkanlığının sebebi sensin Erdoğan! Ama artık bitecek, sana ve senin gibilere inat herkes kardeşçe yaşamanın keyfini sürecek bu ülkede!” dedi.

CAYDIRICI YASA ÇIKACAK, DEVLET HASTANELERİ AÇILACAK

“Geliyoruz!” diyerek Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde sağlık emekçilerinin de kazanacağını vurgulayan Yücel, sağlıkta atılacak adımları ise şöyle sıraladı:

“Sağlıkta şiddetin önlenmesi için caydırıcı bir yasa çıkaracağız. Sağlık personeli atamalarını derhal yapacağız. Aile Hekimlerinin iş yükünü azaltmak için yardımcı sağlık çalışanı ataması yapacağız. Her bir sağlık mesleği üyesi tek tipte devlet memuru olarak istihdam edilecek. Sağlık çalışanlarının ek göstergeleri 3600’den başlamak üzere kademeli olarak yükseltilecek. Çalışma saatlerini Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına uygun hale getireceğiz.

Şehir hastaneleri açılırken kent merkezlerinde kapatılan devlet hastanelerini yeniden açacağız. Yurttaşımızın prim borcuna bağlı olmaksızın, Genel Sağlık Sigortası kapsamı içinde yer alabilmesini sağlayacağız. Katkı payı, ilave ücret ve fark ücretlerini kaldıracağız. Yurttaşlarımızın periyodik sağlık kontrollerini ücretsiz gerçekleştireceğiz. Askeri hastaneleri yeniden açacağız. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü yeniden açacak, ilaç, aşı, serum, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz üretimini stratejik sektörlerindeki AR-GE çalışmalarına destek vereceğiz. Tıp teknoparklarını kuracağız. Meslek Hastalığı Hastaneleri’ni ve Çocuk Hastaneleri’ni yaygınlaştıracağız.”

Editör: Atakan Şen